Denetimsizlik sektörün belini kırıyor

31.10.2013

Kişi Okumuş

0 Yorum

Denetimsizlik sektörün belini kırıyor

Isı yalıtımı pazarında Gri EPS ürünüyle yer alan Ineos Styrenics, inşaat sektöründeki gelişmelere paralel olarak büyümeye devam ediyor. 2017 yılı itibariyle tüm binalarda Enerji Kimlik Belgesi’nin alınmasının mecburi tutulmasıyla, yalıtım sektöründe ciddi bir hareketlenme yaşandığını ifade eden Ineos Styrenics Bölge Müdürü Mehmet Parlak ile sektörde yaşanan sorunları ve gelişmeleri masaya yatırdık.


INEOS Styrenics markasının Türkiye’deki yapılaşma sürecinden bahseder misiniz?

Biz INEOS markası olarak Türkiye’de 2011 yılından beri faaliyette bulunuyoruz, ancak bundan çok daha önce 1999 yılında halen yapmakta olduğumuz işi Shell Chemicals bünyesinde yapıyorduk. Shell Chemicals’in Styrenics Polymers isinin 2000 yılında Kanada menşeli Nova Chemicals tarafından satın alınmasıyla birlikte 2005 yılına kadar Nova Chemicals olarak faaliyetlerimizi sürdürdük. Daha sonra 2005 yılında BP’nin İnnovene Grubu ile birleşerek Nova Innovene isimli bir JV oluşturduk ve bir sure sonra da BP İnnovene’nin İneos Grubu’nun STYRENICS bölümü tarafından satın alınmasıyla birlikte INEOS NOVA isimli yeni bir JV oluştu. Dünyanın üçüncü büyük petro kimya şirketi olan Ineos’un yıllık cirosu yaklaşık 40 milyar Euro. En son 2011 yılında Nova Chemicals hisselerinin INEOS tarafından satın alınmasıyla birlikte diğer şirketin devreden çıkması üzerine INEOS Styrenics olarak kendi başına yolumuza devam ediyoruz. Markamızın Türkiye ayağı olarak başlangıçta yalnızca ülkemizin çalışmalarını yürütüyorken, 2004 yılından itibaren İsrail ve Yunanistan’ın ardından 2005 yılı sonunda Bulgaristan ve Romanya’nın da Türkiye ofisine bağlanmasıyla bir anda beş ülkeden sorumlu olmaya başladım. Zaman içerisinde Şirketimiz içinde yapılan organizasyon değişikliklerinin bir sonucu olarak halen Ortadoğu’nun ve Balkan ülkelerinin tamamından sorumlu bölge müdürü olarak faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Şirketimizin Hollanda ve Almanya’da birer tane ve Fransa’daiki2 tane olmak üzere Avrupa’da dört tesisi bulunuyor. Fransa’daki bir tesisimizde ısı ve yalıtım ürünleri, diğer tesislerimizde ambalaj malzemesi hammaddesi üretiyoruz. Bu ambalaj ürünlerimiz elektronik ve beyaz eşya sanayi ile balık kutusu üretiminde kullanılıyor.
EPS hangi alanlarda kullanılabiliniyor?
Tek ürünümüz olan EPS (genlesebilir polistrenin) Türkiye’de ambalaj ve ısı yalıtımı olmak üzere iki kullanım alanı bulunuyor. Isı yalıtımda beyaz veya son yıllarda karbonlu olarak da bilinen GRI malzeme kullanılıyor. Biz karbon siyahlı olanını üretiyoruz. Beyaz EPS ise aynı zamanda balık kutusu, elektronik, beyaz eşya ambalajı ile mermer, seramik sektöründe koruyucu malzeme olarak da kullanılıyor. Ayrıca köpük bardak üretiminde kullanılan bir ürünümüz de mevcut, ancak burada baskı acısından kağıt bardakla yaşanan rekabet nedeniyle son yıllarda tüketimde ciddi bir azalma oldu ve bazı büyük oyuncular piyasadan çekilmek zorunda kaldı. Öte yandan inşaat sektöründe asma tavan lamba göbeği ve kartonpiyer gibi özel uygulama alanları da var. Bu ürünün toplam tüketim içerisindeki payı yüzde 4 kadar. Çalışmalarımızda asıl ağırlığı yaklaşık yüzde 35 ambalaj, yüzde 65 ise ısı yalıtımı oluşturuyor. Dolayısıyla tek bir ürünümüz var, ancak bunların hepsinin ayrı uygulama alanı mevcut. Fransa’da EPS Silver’i ürettiğimiz tesisimizin kapasitesini gelecek yıl itibariyle tamamen Griye çevireceğiz, böylelikle kapasitemizle ve dolayısıyla ürün teminiyle ilgili herhangi bir sıkıntımız artık olmayacak. Amacımız müşterilerimize istedikleri malzemeyi özellikle talebin yüksek olduğu sezonda sorunsuz bir şekilde temin edebilmek.
Peki EPS’nin kullanıcıya sunduğu avantajlar neler?
EPS, diğer ürünlere göre işlemesi ve uygulaması çok kolay olan bir ürün. Isı yalıtım değeri, diğer alternatif yalıtım malzemelerine göre çok daha iyi. Öte yandan maliyeti yönünden de oldukça avantajlı. Nitekim aynı ısı yalıtımı performans ini EPS ile aynı maliyette alabileceğiniz bir başka ürün yok. Su emme kat sayısının cam yünü ve taş yününe göre çok daha düşük olması nedeniyle yalıtım performansı zaman içinde dış hava koşullarından kesinlikle etkilenmiyor yani zaman içerisinde ısı yalıtım değeri azalmıyor. Bu özelliklerinin yanı sıra ekonomik de olması basta Almanya olmak üzere tüm gelişmiş Batı Avrupa ülkelerinde kullanılmasını sağlıyor. Türkiye’de inşaat sektöründe bir hareketliliğin yaşanmasıyla yalıtım sektöründe de ivme yakalandı. Enerji Kimlik Yasası’nın devreye girmesi ve 2017 yılı itibariyle tüm binalarda Enerji Kimlik Belgesi’nin alınmasının mecburi tutulması nedeniyle önümüzdeki yıllarda yalıtım sektöründe ciddi bir hareketlenme yaşanacak olması su götürmez bir gerçek. Sektördeki bu hareketlenmeyi şöyle örneklendirmek isterim. 1999 yılında sektörde ilk çalışmaya başladığımda ülkemizin yıllık EPS tüketimi 18 bin tondu ve bizim satışımız yaklaşık 5 bin tondu. Dolayısıyla piyasada yaklaşık yüzde 30 piyasa payımız bulunuyordu. Geçen sene ülkemizdeki EPS tüketimi ise 200 bin ton civarındaydı. Bu sene de tüketimin artmaya devam edeceğini ve yıllık 220 bin tona ulaşacağını tahmin ediyoruz. Yalıtım sektörünün ülkemizdeki geleceği açık. Nitekim ülkemizdeki binaların yaklaşık yüzde 80’inin yalıtımsız olduğu belirtiliyor. Özellikle gri ürünlerde çok daha fazla büyüme olacağını düşünüyorum. Bizim bu gri malzememizin tüketimdeki büyüme oranının sektörün büyüme oranının üzerinde olacağını öngörüyorum.
Bu yılın ilk dönemini nasıl geçirdiniz?
Bu yıl beklediğimiz gibi geçti. Eylül ayı her ne kadar zayıf geçse de Ekim ve Kasım aylarında yeniden bir canlanma olacağını düşünüyorum. Şu anki mevcut tabloya baktığımızda toplam hedefimiz olan 22 bin tona yılsonu itibariyle rahatlıkla ulaşacağımız kanısındayım.

Ülkemizde son yıllarda artan yeşil çatı uygulamalarında yalıtımın önemi nedir?
Pasif evde öne çıkan enerji ihtiyacının düşük olması. Hatırladığım kadar bu evlerde yüzde 5 kadar enerji ihtiyacı ortaya çıkıyor. Sektör ne yazık ki bu konuda yeterince gelişmiş değil. Bizler eğer mevcut yoğunlukları biraz daha iyileştirerek yalıtım levhası kalınlıklarını iki katına çıkardığımız takdirde pasif ev kadar olmasa dahi enerji tüketiminde yaklaşık yüzde 60 tasarruf sağlayabilecek bir noktaya ulaşabiliriz. Pasif ev kavramı endüstrimizde daha yeni, önümüzdeki yıllarda bu alana yönelik çalışmaların artacağını düşünüyorum. Isı yalıtımı levha kalınlıkları artırıldıkça daha fazla yalıtım malzemesi kullanacaktır.  Bu durum tabi ülkemize çok ciddi bir enerji tasarrufu sağlayacaktır.

Sizce ülkemizde binaların yalıtımı doğru bir şekilde denetleniyor mu?
Açıkçası bu çok yerinde bir soru. TSE 825 yönetmeliği her ne kadar ısı yalıtımı malzemelerinin özelliklerini belirtse de maalesef uygulamada çok fazla dikkat edilmiyor. Devletin bu konuda yetersiz olduğunu düşünüyorum. EPSDER olarak biz bu sene KDS sistemini dikkate aldık. Devletin yapacağı denetimlerle bu işin olmayacağını düşünerek, kendi kendimizi denetlemeye karar verdik. Piyasadan numuneleri toplayarak TSE 825 yönetmeliğine uygun olup olmadığını EPSDER’in bir yan kurulusu olan CEVKAK laboratuvarında inceliyoruz. Bu denetlemeler içerisinde yalıtım ürününün yoğunluğu, yüzey görünümü, basma ve çekme dayanımı gibi özelliklerini kontrol ediyoruz. Bu denetimlerden başarıyla geçen ve standartlara uyan firmalara belge veriyoruz. Yapılacak kontrollerde firmaların standart dışı malzeme üretmeye devam ettiği anlaşılırsa ilgili mecralara şikayet edeceğiz. Bu uygulamaya yeni başladığımız için henüz yeterince verimli değil. Derneğimiz, son bir yıldır yalıtım sektöründe kalite denetimine yönelik ciddi çalışmalar yapıyor. Bu konuyla da ilgili yetkili mercilerin de olaya dâhil edilmesi gerekiyor. Bu çalışmaların, çok uzun vadede netice vermekle beraber kısa vadede sektörü bir miktar disipline edeceğini düşünüyorum.

İnşaat sektöründeki potansiyelin artmasına paralel olarak yalıtım sektöründe yeni aktörler devreye girdi. Sektördeki firma sayısının artması rekabeti nasıl etkiliyor?
Yalıtım sektöründe Uzakdoğu’dan Avrupa’ya kadar birçok markanın temsilcisi yer alıyor. Bu sebeple sektörde kıran kırana bir rekabetin olduğundan bahsedebiliriz. Burada hammaddesinin yapabileceği çok fazla bir şey yok,  nihai kullanıcının seçiciliği çok önemli. Kullanıcı satın alacağı ürünün özelliklerini tam olarak bilmediği ve dolayısıyla satıcıya belirtmediği müddetçe sektörün pek fazla ilerleyebileceğini söyleyemem. Dernek olarak kaliteye mümkün olduğu kadarıyla önem veriyoruz, ancak aynı zamanda uygulayıcı firmaların da işi sadece ben uygularım ve paramı alırım mantığıyla hareket etmemesi gerekiyor. Her şeyden önce nihai kullanıcı kullanacağı yalıtım malzemesini almadan önce hangi özelliklerde ürün istediğini belirlemesi gerekir. Tüketiciler birebir uygulayıcılarla muhatap olukları için kimi zaman doğru şekilde yönlendirilmiyorlar. Yalıtım levhasının çalışmadaki toplam maliyeti yaklaşık yüzde 15. Yalıtım işlemine asıl maliyeti iskele kurulumu, sıva, boyama ve iscilik gibi diğer çalışmalar oluşturuyor. Ancak bu konuda herkesin yeterince bilinçli olduğunu ne yazık ki söyleyemeyeceğiz.

Sizin sektörde gözlemlediğiniz en önemli sıkıntı nedir?
Yalıtım sektöründe çok fazla kalitesiz ürünün yer alması sektör açısından ciddi bir sıkıntı oluşturuyor. Öte yandan denetim mekanizmasının da doğru işlememesi sektörde ayrı bir sorun oluşturuyor. Bu denetimsizlik olduğu müddetçe standart dışı kalitesiz ürünler sektörde yer alamaya devam edecek. Bu durumu Derneğin Antalya’daki genel kurulunda da dile getirdim. Sektörde kar edemeyen bazı firmalar da bu durumu dile getirdi. Şu anda bazı firmalar daha ucuz nasıl üretim yapabilirim kaygısıyla kalitesiz üretim yapıyorlar. Herkesin aynı kalitede ürün ettiği taktirde sektörde rekabet koşulları çok daha adil olacaktır. Çünkü nihai kullanıcı bilmediği için olayı yalnızca Toplam maliyet açısından değerlendiriyor. Nitekim aldığı yalıtım levhasının özelliklerini bilmiyor dolayısıyla kendisine sağlayacağı katma değeri çok iyi hesaplayamıyor. Nihai kullanıcının yalıtımın önemi ve doğru yalıtımın sağlayacağı faydalar konusunda eğitimler ya da seminerlerle bilinçlendirilmesi gerekiyor.

EPSDER içerisindeki çalışmalarınızdan bahseder misiniz?
Derneğimizde görevim Avrupa Plastik Organizasyonu (EUMEPS) ile aradaki koordinasyonunu sağlamak. Burada yapılan çalışmaları takip ediyorum, aynı zamanda ülkemiz yalıtım sektöründeki gelişmeler hakkında da PLASTICS EUROPE’a bilgi veriyorum.
kaynak: haberortak.com
inşaat mühendisliği programları

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz



GÜNLÜK DEMİR FİYATLARI

22.07.2018 Demir Fiyatları
Bölge Ø8 Ø10 Ø12-32
İstanbul 3170 ₺ 3170 ₺ 3210 ₺
İzmir 3090 ₺ 3105 ₺ 3125 ₺
Karabük 3090 ₺ 3120 ₺ 3120 ₺
Biga 3100 ₺ 3110 ₺ 3120 ₺
Payas 3090 ₺ 3105 ₺ 3120 ₺
Detaylı Görünüm

BENZER İÇERİKLER

FACEBOOKTA BİZ