Kentsel dönüşümün ana konusu yapısal sorunlar!

Yazar:

07.03.2016

Kişi Okumuş

0 Yorum

Kentsel dönüşümün ana konusu yapısal sorunlar!

Afet ve Acil Durum yönetimi olarak çok da parlak bir seviyede olduğumuz söylenemez. Deprem haftası nedeni ile 1 – 7 Mart günlerinde hatırladığımız “Afet halleri hiç gelmesin” demek romantik bir temenniden öteye gitmiyor maalesef. Keza ülkemizdeki kırılmalar tarihi, yakın bir gelecekte Marmara Bölgesi için hazırlıklı olmamız gerektiği gerçeğini bilimsel olarak da kanıtlamış durumda. Peki ne kadar hazırız?

Meteorolojik tahminler sırasında gerek kamu gerek özel kurumlardan duyduğumuz “yağmur, sel, fırtına uyarıları”nı artık dikkate alır olduk. Bazen aracımızı çıkarmayarak, bazen de alternatif ulaşım ağlarını kullanarak gündelik akışı organize ediyoruz. Lakin “deprem” için hazır olma hali ne bu kadar kolay ne de gündeliği devam ettirebilecek kadar basit! Evet çok okuyoruz ama başımıza gelme olasılığını düşünerek öncesi aksiyonları nedense hiç hayata geçirmiyoruz. Oysa özellikle konut içinde alınacak birkaç önlem, iletişim ve kısa vadeli lojistik sorunları için hepimizin yapabileceği birkaç şey var. Öncelikle afet ve acil durum anında binanız için gösterilen acil durum toplanma alanı için henüz bir bilginiz yok ise, bağlı bulunduğunuz belediye veya muhtarlıktan bilgi alabilirsiniz.

Yapısal sorunlar kentsel dönüşümün ana konusu olarak sürdürülmeye çalışılıyor. “Bizim ev kayalık zemin üzerinde bir şey olmaz”, “Bu ev yapılırken parmağım(!) kalınlığında demir döşendi, gözlerimle gördüm”, “En üst katta müteahhidin kendisi oturuyor” gibi söylemlerin

mühendislik ilmiyile uzaktan yakından alakası olmadığını söylemeye gerek var mı bilmem. Yapısal sorun varsa zaten sözün bittiği noktadayız. Lakin yine de yapılabilecek şeyler var.

İşyerinde kanuni yaptırımlar neler?

İşyerleri için ise durum 2012 tarihli İş Sağlığı ve üvenliği Kanunu ile disiplin altına alınmış olsa da yapı stoku başlığında

konutları bekleyen sorunların hepsi işyerlerimizi de bekliyor. Bir farkla. Deprem sonucu karşılaşacağımız sonuçlar çevre felaketleri ile sonuçlanabilir.

Yani çok daha teknik yaklaşımlar ile hazırlıklar yapılması lazım. Kanunun “Tahliye” maddesi ise mevcut durumumuzda koruyucu önlemlerin yetmeyeceğini anımsatıyor. Bu edenle Acil Durum Planları ve Tahliye Tatbikatları, görev olarak değil, gerçek anlamda ele alınmalı!

YAPISAL OLMAYAN TEHLİKELER İÇİN NELER YAPABİLİRİZ?

Boğaziçi Üniversitesi tarafından 17 Ağustos 1999 depremi sonrasında yapılan araştırmada; deprem sırasındaki can kayıplarının yüzde 3’ünün ve yaralanmaların yüzde 50’sinin eşyaların devrilmesi, cam kırılmaları ya da tesisatlarda gerçekleşen sorunlardan kaynaklandığı bildirilmişti.

Deprem öncesi, sırası ve sonrasında hazır olma ve önlemler paketi içinde evimizde alabileceğimiz basit önlemlerden bazılarını şöyle sıralayabiliriz: Yatak, kanepe vb. oturma, uyuma gruplarını mümkün olduğunca camdan uzağa ve üzerine bir şey devrilecek (beş kapaklı giyisi dolabı gibi) pozisyondan uzağa konumlandırmalıyız. Geniş, hacimli ve yüklü dolapları serbest halden çıkarıp duvara sabitleyerek devrilmelerini engellemek mümkün. Basınçlı gaz içeren tüplerin devrilmesi engellenmeli, soba borusu vb. tavan montajları apılmalı, acil durumlarda gaz ve su vanalarının kapatılması yapılacaklar listesinin en başına alınmalıdır.

Habertürk/ Esin Tümer

inşaat mühendisliği programları

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz



GÜNLÜK DEMİR FİYATLARI

18.07.2019 Demir Fiyatları
Bölge Ø8 Ø10 Ø12-32
İstanbul 3160 ₺ 3160 ₺ 3190 ₺
İzmir 3080 ₺ 3115 ₺ 3145 ₺
Karabük 3090 ₺ 3140 ₺ 3140 ₺
Biga 3130 ₺ 3155 ₺ 3180 ₺
Payas 3070 ₺ 3100 ₺ 3130 ₺
Detaylı Görünüm

BENZER İÇERİKLER

FACEBOOKTA BİZ